Genel


Sampiyon Fenerbahce
SUSACAKSINIZ !
ŞAMPİYON FENERBAHÇE
[3] yorum yapılmış.

Uzun uğraşlar neticesinde okulumun web sayfasını yayına koyabildim. Hala bir iki eksiği var ama fırında daha fazla bekletmeye dayanamadım. Yavaş yavaş tamamlarız artık. Arhavi Endüstri Meslek Lisesi Web Sayfası Tüm personele mail adresleri açtık. Google Apps sağolsun bizi hiç kırmadı. :D Artık okulumuzdaki tüm personelin arhavieml.k12.tr uzantılı, 2gb kapasiteli, gmail’in bütün kullanım kolaylıklarını içeren birer mail adresleri oldu. Google Pages sayfamızda hazır aslında ama onun biraz daha pişmesi gerek.

[7] yorum yapılmış.

Open SourceGönül rahatlığı ile kullandığım programlar nedense hep açık kaynak kodlu. Açık kaynak kodlu yazılım (open-source software), kaynak kodu isteyen herkese açık olan yazılımlardır.

Bu tür yazılımların ayırt edici özelliği kullanıcıya yazılımı değiştirme özgürlüğü sağlamasıdır. Açık kaynak kodlu yazılımlar, ücretsiz, uyarlanabilir, sağlam, hızlı ve güvenlidir. Açık kaynak kod dünyası, yeni bir yazılım üretme biçimi, yeni iş modelleri sunmaktadır. Dünyanın her tarafından bilişim uzmanlarınca imece yöntemi ile endüstri standartlarında geliştirilen açık kaynak kod yazılımları, insanlığın ortak malıdır. Sizlerde programları kırarak kullanmak istemiyorsanız yavaş yavaş bu programlara doğru kaymalısınız.

Bu tip yazılımların listelendiği, ne işe yaradığı hakkında bilgilerin olduğu siteler mevcut. Win ortamında, güzel bir firewall’ın ardında olursanız, casus yazılım derdinden korkmadan, ücretli yazılımları kırmayla uğraşmadan bu bedava olan yazılımları kullanabilirsiniz. Hatta en iyisi bir linux sürümüne geçin ve özgür bir dünyanın tadına varın.
Pardus Ulusal İşletim Sistemi
Linux.Org.Tr
OpenTR.org
AçıkTürk.org
OpenOffice.org.tr
AçıkKaynak.org
SourceForge.net
Mozilla Firefox
Mozilla Thunderbird

Richard M. Stallman’ın söylediği gibi, ‘Özgür yazılım kullanmayı hak ediyorsunuz’.

Yorumda bulunayım

Bilgisayarınızı yenilemeye karar verdiniz fakat almayı düşündüğünüz yeni parçalar hakkında çok net bilgilere sahip değilsiniz diyelim. O zaman hemen araştırmaya başlarsınız. Tomshardware ya da Tr yansısı veya donanım haber forumları veya Darkhardware veya PC Labs gibi donanım sitelerinden test sonuçlarına bakmaya başlarsınız hemen. Tatmin etmeyen yerlerde chip, pcmagazine gibi bilgisayar dergilerinin sitelerine bakarsınız. Ama bilgisayar dergilerinin yarı reklam kokan donanım incelemeleri sizi aldatmasın sakın. Sonra aşağı yukarı belli bir sistem oturur kafanızda…

Bu sefer bütçenize bakar ve ayırdığınız bütçe ile maksimum verim alabileceğiniz bir sistem oluşturmak istersiniz… İşte o andan itibaren içinden çok zor çıkacağınız darboğazlar başlar… Hangi parçaları alayım, bir 50 dolar daha fazla verip bir üst modelini mi alsak acaba vs… şeklinde.
Bir sistem toparlarken öncelikle unutmamanız gereken bazı kurallar var.

  • Bilgisayarı ne amaçla topladığınızı doğru analiz etmelisiniz. Eğer oyun fanatiği iseniz apayrı bir sistem toplamanız gerekebilir mesela. Genelde iş amaçlı kullanıyorsanız ve profesyonel işler yapıyorsanız yaptığınız işe uygun olacak donanımlara ağırlık vermeniz gerekebilir de…
  • En hızlı işlemciye sahip olmak en hızlı bilgisayara sahip olmak demek değildir. Sadece işlemci hızı çok da bir şey ifade etmez.
  • Bilgisayarınızın hızı sahip olduğu en yavaş donanımın hızıdır aslında… Yepyeni bir core2duo sisteme ata bir harddisk takarsanız o sistem core2duo gibi çalışmaz mesela.
  • Çevre birimleri ve multimedya cihazlar (fare, klavye, monitör, hoparlör, tv kartı vs…) bilgisayarınızı tanımına uygun ve tam işler bir canavara dönüştürür. Dandik bir fare alıp, en iyi ekran kartına para yatırırsanız oyunlar da hiç de rahat etmezsiniz…
  • Tek başına iken son derece hızlı çalışabilen kimi donanımlar, sizin toplayacağınız yeni sistemde çok da hızlı çalışmayabilir. Her ne kadar PC mimarisi standartlara bağlı olsa da arkadaşınızda çok iyi çalışan ekran kartı sizin yeni sisteminizde arada kilitlenebilir. (Gerçi bu tip sorunların çözümü her daim mevcuttur. Belki ısınma yüzünden sorun yaratıyordur ya da driver sorunları vardır. Biraz araştırıp çözülebilir ama cebinizden bir miktar para da çıkabilir

Eğer sizde de benim gibi; “Bu kadar para vermişken, en hızlısı ve en düzgün çalışanını alayım” diyenlerdenseniz, işte o zaman yandınız demektir. Her parça için araştırır durursunuz.

Neyse efendim geçelim paranızın hakkını verecek yeni canavarı oluşturmaya… :D (Fiyatlar için yazının en sonunu okuyun)
İşlemci: Intel Core2 DUO E6300 (1.86GHz,1066MHz,2MB,LGA775) öneriyorum. Eğer bütçeniz biraz daha uygunsa, 4MB L2 Cache belleğe sahip E6600′ü öneririm.
Anakart: İki seçenek var önümüzde. Ya ASUS P5B P965 ya da Gigabyte GA-8I965P-DS3 modeli… İki modelde aşağı yukarı aynı özelliklere sahip olmasına rağmen Gigabyte daha pahalı. Yılların Asus sevdalısı olan ben bile Gigabyte’ın bu modeline biraz daha yakın duruyorum. Gigabyte solid kapasitörler kullanmış ve raid desteğinin çok iyi olduğu söyleniyor. Eğer raid0 yapmayı planlıyorsanız gigabyte alın diyorum. Ama raid0 yapmayacaksanız, Asus alabilirsiniz arada 40-50 dolar fark var çünkü. Asus’da aslında raid desteği sunuyor fakat kimi kullanıcılar Asus’un bu modeli ile raid yapmanın çok zor olduğundan ve kimi sorunlar yaşadıklarından bahsetmişler…

Aslında anakart alırken de dikkat edilmesi gereken hususlar var. Overclock sevdalısı olmayacak ve sadece ofis işleri ile uğraşacaksanız zaten core2duo bir sistem almanıza gerek yok ama oyun, internet vs… gibi hızın önemli olduğu işlerle uğraşacaksanız anakartı alırken daha fazla bütçe ayırabilirsiniz. Gigabyte’ın GA-965P-DQ6 modeli harika bir seçim olabilir mesela. dx10 destekli sli yapabileceğiniz çift ekran kartı ile oyunun başından kalkamayabilirsiniz… :D
Ram: GEIL GX22GB6400UDC PC2-6400 Dual Ultra serisi 2×1GB; DDR2-800Mhz; Cas 4 (4-4-4-12); Kutulu. Böyle bir sistem için en az 2 gblık dual 800 mhz lik bellek kullanmak gerekiyor bence… Paranız yoksa biriktirin ve kesinlikle 2 gblık dual bellek alın. Şimdilik 1 gblık alayım sonra 2 yaparım demeyin sakın. Çünkü dual olarak kullanacağınız ramlerin paketinin de dual olmasında ve fabrika çıkışı olarak aynı özelliklerde üretilip, test edilmesinde müthiş fayda var. Şimdilik 2×512 dual alayım, sonra bir 2×512 dual daha alırım diyorsanız bunu da unutun. Stabilite sorunları yaşayabilirsiniz.

Gelelim benim gibi yılların Kingston sevdalısının neden bu sistemde Geil bellek kullandığına… Öncelikle Kingston’un istediğim özelliklere sahip ürününü bulamadım. Üzerinde soğutucu plakası olmayan bellek almayacaktım zaten. Kıstaslarım belliydi yani. Üzerinde soğutucu plakası olacak, 2×1 gb ve kutulu olacak, 800 mhz veya üstü olacak erişim süreside en az 4-4-4-12 olacak… Corsair XMS2 Dominator serisi her ne kadar ilgimi çok çekmiş olsa da aradaki çok büyük fiyat farkının o kadar iyi performans olarak bana geri dönmeyeceğini anlamış oldum tomshardware sitesi sayesinde…

Her ne kadar ram konusunda güvenilir markalar ile içiniz daha rahat olsa da özellikle bakmanız gereken kriterler şunlar;
800 veya daha fazla mhz olmalı
Dual olmalı
En az 2 gb olmalı :P
Cas timingleri de en az 4 olmalı…

Harddisk: Seagate 320GB 7200RPM 16MB SATAII NCQ’yu öneriyorum. Aslında raid0 yapmayı planladığım için, 2 adet WESTERN DIGITAL 74GB 10.000RPM SERIAL ATA RAPTOR DISK WD740ADFD alacaktım ve raid0 yapacaktım. Arkasına da Seagate’in 320 gblık olan modelini alacaktım. İşletim sistemlerini ve program dosyalarını raid yaptığım disklere kurup, 320lik devi de belgeler, mp3, film vs… dosyaları için kullanacaktım. Eğer bütçeniz el veriyorsa böyle yapabilirsiniz. Ben bu yaza yapacağım raid0′ı. O yüzden şimdilik Seagate ile idare edeceğim.

Bu arada sata2 disklerin hepsi sesli çalışıyor. Benimki sessiz çalışıyor diyenlere aldanmayın. O yüzden harddisk alırken veri transfer hızlarına bakmanız yeterli. Zaten kaliteli bir kasa alırsanız sesten biraz da olsa kurtulabilirsiniz.

2 adet Seagate 250GB SATAII Barracuda 7200.10 7200rpm 16MB NCQ da alıp raid0 yapabilirsiniz. Seçim size kalmış… Ama böyle bir sistem toparlarken mutlaka raid0 yapmayı düşünün. Bütçenizi zorlayacaksa, bekleyin ve ilerde western’in 10.000 rpmlik canavarından 2 tane alın derim ben.

Ekran Kartı: Palit 256MB GeForce 7600 GS Sonic (PCI-E). Bu kart inanılmaz… Atilerin gayet iyi kartları var fakat bu kartın özellikleri ve testlerde çıkan sonuçları oldukça tatmin edici. DDR3 bellek kullanılıyor olması da son derece önemli, üzerindeki soğutucusu gayet yeterli ve pasif soğutması yok en azından…

DirectX 10 destekli kartlardan almakta çok güzel olur. Fakat yeni yeni çıkan bu kartlar el yakıyor resmen. Zaten bu kategoriden bir kart alacaksanız, hangi kartı alacağınızı çok iyi biliyorsunuzdur. Ama yaz aylarının sonlarına doğru bu kartların fiyatlarının oldukça düşeceğini hesaplayarak şimdiden böyle büyük bir yatırıma girmek gereksiz gibi geliyor…

Sizi 5-6 aylığına idare edecek bir kart almanız en iyisi o yüzden ya bu modeli alın (bulabilirseniz) ya da yine nvidia’nın 7600gt serisini alın. Sakın ola ki gigabyte ya da asus ekran kartı alıp gereksiz yere fazla para vermeyin… Xfx kartlarda iyidir. Onlardan da alınabilir.

Kasa: Öncelikle böyle bir sistem için, gözünüze hoş gelen, ısı yalıtımı iyi olan bir kasa alın ama PSU’su olmasın. Silver stone veya FSP marka en az 350W ve üzeri bir PSU almanızda çok fayda var. Ben seçimimi Feel’den yana kullandım. Eğer güç kaynağı sorun çıkartırsa başka bir PSU alabilirim. Kasa seçimi tamamen size kalıyor yani. Öncelikle değerlendirmeniz gereken ölçüt; kaliteli bir ısı yalıtımına sahip olması… Sonradan PSU’ya para vermek istemiyorsanız Aopen’ın ya da Asus’un kasalarından biri işinizi görecektir.

DVD-Writer: SAMSUNG SH-S182D DVD-RAM 18×8x18 DVD-RW; 48×32x48 CD-RW yi öneriyorum. Hem dvd okuma/yazma performansı hem de cd okuma/yazma performansı tatmin edici.

Klavye-Mouse: Yazının başında demiştim, bir bilgisayarı çevre birimleri bilgisayar yapar. Klavye ve mouse bu canavara hükmetmekte en önemli silahınız olacak. O yüzden bu kategoride Logitech’in herhangi bir modelini öneriyorum. Kablolu ya da kablosuz almak tamamen sizin seçiminiz ama bence kablosuz Logitech S510′u tercih edebilirsiniz.

Web-cam: Çok fazla para vermeye gerek yok bence. Piranha ya da Rexpo alınabilir. Her ikisi de gayet başarılı görüntüler sunuyor.

Monitör: Yaklaşık olarak 1 senedir araştırıyorum Lcd monitörleri. Backligt, ghosting, dead pixel, paneller, görüş açıları, siyah doygunluğu, renk skalası vs… araştırdıkça insan bir sürü şey olduğunu farkediyor ve en kötüsü de araştırdıkça her monitörün kusurlarını farkediyor.

Oyun, film, tv, internet ve günlük bilgisayar işleriyle ilgileniyorsanız, Widescreen monitörlerin de zamanı olduğunu düşünerek SAMSUNG SYNCMASTER 226BW 22″ 2ms LCD MONİTÖR’ü gözünüz kapalı bir şekilde alın derim. Gerçi bu monitörü Türkiyeye getiren firmalar hiç S panel A panel olayına dikkat etmemişler ama olsun…

Bütçem o kadar da büyük değil derseniz SAMSUNG 940BW 19″ WIDESCREEN 4MS lik monitörü de alabilirsiniz.

Sözün özü, lcd monitör alacaksanız, Samsung markasına öncelik verin, ölü pixel garantisi veren bir yerden alın veya almadan önce deneyin ve kesinlikle widescreen alın…

Tv Kartı: Skyvision tv kartını hiç düşünmeden alın derim ben. Skystar ve diğer firmalarda var ama beni teknik destekleri cezbetti. Msn’de çoğunlukla online olan birine her türlü sorununuz anında iletebilmeniz çok güzel bence… Kartın bir çok özelliği de skystardan fazla.

Geldik fiyatlara;
Her bir ürün ayrı ayrı yerlerde ucuz. Öyle ki kimi ürünlerde 40-45 dolarlık farklar var. Bunun için en güzeli ürün fiyat arama motorlarını kullanmak.
http://www.teknofiyat.com/
http://www.fiyatara.com/pg/index.jsp
http://www.nekadar.com/
http://www.kac-lira.com/
Dilim döndüğünce bir şeyler anlatmak istedim. Umarım yeni sistem toplamak isteyenlere yardımcı olabilmişimdir. Eğer sizde yeni bir sistem toplamak istiyorsanız ve sorunlarınız varsa mail ya da bu yazıya yorum yaparak ulaşabilirsiniz.

[5] yorum yapılmış.

Gün gelecek bu hesapların her biri sorulacaktır. Hiç bir dava, yargıcı milli savunma bakanlığına bağlı olduğu için yavaşlatılmayacak, hiç bir devlet görevlisi ulusal ve uluslararası karteller istedi diye kargaşanın hakim olması istenenUğur Mumcu yerlerde sükuneti sağlamakta asla geri durmayacak, büyük değerlerimize, aziz milletimizce, sadece öldükten sonra, o da en fazla 1 ay anlar gibi bakılmayacak, her daim hatırlanacaktır… Elbet güzel günler göreceğiz, güneşli günler…

Gazeteci ve yazar Uğur Mumcu, otomobiline yerleştirilen bombanın patlaması sonucu katledildi. (1993)

Diyarbakır’ın sevilen Emniyet Müdürü Gaffar Okkan uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirdi. Gaffar Okkan'ın ResmiHizbullah operasyonları ile dikkat çeken ve Hizbullah’ın ölüm listesinde birinci sırada yer alan Okkan, Uğur Mumcu’nun bombalı saldırıda öldürülüşünün 8. yılında öldürüldü. (2001)
İsmail Cem'in Resmi

Dışişleri eski Bakanlarından İsmail Cem, akciğer kanseri tedavisi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. (2007)

Autodesk, programlarını öğrencilere bedava lisans ile veriyor. Sahip olmanız gereken sadece okulunuzdan aldığınız bir mail adresi… Duyurulur efendim. :D

Yorumda bulunayım

Internet’te gezebilmek için Internet Explorer kullanıyorsunuz değil mi? O zaman alttaki işlemleri yapın bakalım. :D

Şimdi Not Defterini açın ve doğum tarihinizi yazın. Sonra yazdığınız bu metni seçip kopyalayın… Sonra haber sitelerini açın biraz gezin ve daha sonra da bu adrese tıklayın… WARNING, TEXT RETRIEVED: (see below) deyip altına yazdığı yoksa sizin doğum tarihiniz mi?

Internet Explorer kullanmayın da ne kullanırsanız kullanın. Mesela Firefox, Opera kullanın. Bu nedir ya demeye başladıysanız, Windows’tan vazgeçip, Linux dağıtımlarından herhangi birine geçin…

Yorumda bulunayım

Kurban Bayramı ile beraber yeni bir yılı daha kutladık… İkisinin aynı güne denk gelmesi daha bir güzel oldu aslında. Herkesin Kurban Bayramını ve yeni yılını kutluyorum.

[4] yorum yapılmış.

Geçen yıl olduğu gibi bugün de benim doğum günümdü… :D

Do�um günü
[7] yorum yapılmış.

Mustafa Kemal AtaturkSeni göremedi bu gözler… 68 yıl önce bugün, sen kapattığında gözlerini, benim var olacağım bile belli değildi… Var olduğumda, duvardaki takvimlerde gördüm önce yüzünü… Okula gitmeden ezberlettirdiler, sevdirdiler seni. Seni tanıyıp da sevmemek olur muydu ki?

Atatürk için yazılmış bir yazı…

7 yaşındayken babasını kaybetti ve yetim kaldı. 8 yaşında okuldan alındı ve köyde yaşadı…
10 yaşında yüzü kanlar içinde kalacak şekilde, yeni okulundaki hocasından dayak yedi. Ailesi onu okuldan aldı.
17 yaşında hayalindeki okulun istediği bölümü için gerekli not ortalamasını tutturamadı.
24 yaşında tutuklandı, günlerce sorguya çekildi ve 2 ay tek başına bir hücrede hapis yattı.
25 yaşında sürgüne gönderildi…
27 yaşında kendisinden bir yaş büyük meslektaşı kendisinin de üyesi bulduğu derneğin çalışmalarıyla kahraman ilan edilirken, kendisi hiç önemsenmiyordu.
30 yaşında kendisi başka şehirleri düşman elinden kurtarmaya çalışırken, doğduğu şehir düşmanların eline geçti.
30 yaşında amiri, onu kendisinden uzaklaştırmak için başka göreve atanmasını sağladı. Yeni görevinde fiilen işsiz bırakıldı. Aylarca boş kaldı.
37 yaşında böbrek hastalığından Viyana’da 2 ay hasta ve yalnız halde yattı.
37 yaşında komutan olarak yeni atandığı ordu, dağıtıldı.
38 yaşında Savunma Bakanı tarafından görevinden atıldı.
38 yaşında bir toplantıda giyebileceği bir tek sivil elbisesi bile yoktu ve başkasından bir redingot ödünç aldı. Ayrıca cebinde sadece 80 lirası vardı. 38 yaşında kendisi için tutuklama kararı çıkarıldı.
39 yaşında idam cezasına çarptırıldı.
Sonra ne mi oldu? 42 yaşında Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı oldu!
Bu öykü efsanevi lider Mustafa Kemal Atatürk’e aittir.
Mümin Sekman, bu öyküyü, insanoğlunun azmine örnek olarak yazmış. Diyor ki:
- Başarınızın önündeki engel ne? Paranız mı yok? Atatürk’ün de yoktu! Sağlığınız mı bozuk? Atatürk’ün de bozuktu! Çevrenizde sizi çekemeyenler mi var? Atatürk’ün de vardı! Bazı yakın arkadaşlarınız sizi arkadan mı vurdu? Atatürk’ün de başına geldi! Aileniz çok zengin değil miydi? Atatürk’ünki de değildi! Amirleriniz hakkınızı mı yiyor? Atatürk’ünkini de yemişlerdi! vs..vs…vs..
Özeti: Çaresizlikten yakınmayın.. Çare sizsiniz..

[2] yorum yapılmış.

« Previous PageNext Page »