varmisin.jpgAcun Ilıcalı Production, rating rekorları kırdığı yarışma programıyla epeydir gündemi işgal ediyor. Aslında program başlayalı ve insanlar müptela olalı epey süre geçti ama ben ne zamandır aklıma olanları yeni yazabilme imkanı buldum. Var mısın yok musun programının neden bu kadar tuttuğunu iyi incelemek gerekiyor. Kolay yoldan para kazanmayı seven bir toplum olmamız ve bir çok garip özelliklerimize rağmen hala kaybetmediğimiz saflığımız (!) sebebiyle, ekranların başında kendi yerimize koyduğumuz insanların 7′yi, 9′u söylemelerini istiyoruz. Ya da onun seçtiği rakamı sessizce onaylayıp sonra o kutudan yüksek rakam çıkınca onun yerine de üzülüyoruz.

Emek harcamak ya da genel kültürünün bir önemi yok sadece risk almak var. Yani kumar… Kim 500 bin ister adlı yarışma programı da bir ara rating rekorları kırıyordu ama sonra sonra ratingleri düşmeye başladı ve yayından kaldırıldı. Bu var mısın yok musun programının açtığı rüzgara sığınıp tekrar yayına girdi ama o programında yüksek ratingler alabileceğini tahmin etmiyorum. Yaşar ne yaşar ne yaşamaz romanının yazarını bilenlerin o ratingleri yükseltecek azınlık olacağını tahmin etmiyorum. Artık toplum kafa yormak, bir şeyler öğrenmek, yorum yapmak istemiyorum sadece ezberlediklerini yaşamak ve yapmak istiyor. Ezber bozmayı sevmeyenler çok fazla olduğundan, “Televizyonda hangi programları izliyorsunuz ?” sorusuna yine ezberden, “belgesel izliyorum” diyor. Sanki şifresiz belgesel kanalı varmış gibi…

Bir kaç rakam seçmek ve bir topun dönmesi sonucunda yani ortalama 4-5 dakika içerisinde 1e 36 ya da 18 kazanabilmek insanları heyecanlandırıyor. Rulet oynuyorlar aslında o programda, bildiğin kumar, tek farkı top çevirmeden yapmaları… ve insanlarda yüzyıllardır kumarı çok seviyor…