Mart 2008
Aylık Arşiv
Cts 29 Mart 2008
Yazan:ephe Kategori:
Genel ,
Teknoloji
Günümüzde artık herkeste bir Flash (Usb) Disk var. Cebimizde minicik bir medyada defalarca silip kullanabileceğimiz ve kapasiteside son derece tatminkar olan bu şirin aletler hayatımızı çok fazla kolaylaştırdı.
Fakat, flash disklerle neredeyse her yere bulaşan salak autorun virüsleri de bir çok defa şikayetlere neden olmakta… Ben uzun süredir çok sık duyuyorum,
“Bu flash disk benim makinemde açıyor ama sende neden açmıyor?” ya da
“Benim flash diskim bozuldu galiba tıklıyorum tıklıyorum açmıyor artık, formatladım ama düzelmedi?” ya da
“Format attım defalarca ama hala bu virüs var benim flash diskimde” ya da
“Gizli dosyaları göster diyorum ama aktif olmuyor bir türlü?” ya da
“Usb Diskime sağ tuş tıkladığımda ingilizce ya da garip dillerde yazılar çıkıyor, neden ki?” ya da
“Geri dönüşüm kutum açılmıyor? Ne oldu ki? gibi bir sürü sorular… Hepsinin çözümü var
meraklanmayın…
Flash diskler ile, sd kartların kullanıldığı her yere (fotoğraf makineleri, cep telefonları) ve hatta mp3 playerlara bile bulaşabilen bu virüslerin kimileri epey tehlikeli… Aslında; flash diskimizi, linux yüklü bir makine ile açtığımızda, içindeki -bu altta yazılı olan- garip dosya isimlerini silerek flash diskimizi virüslerden temizleyebiliriz. Fakat bu garip virüslerin bulaştığı windowslara flash diskimizi her taktığımızda yine virüs bulaşacaktır. Bir garip döngü yani. Böyle bir virüs yüzünden formatladınız bilgisayarınızı ve flash diskinizi diyelim ama bu virüsün olduğu bir flash diski taktığınızda hoop herşey yeniden başa dönecektir. Bakalım neler yapabiliriz?
autorun.inf / autorun.vbs
activexdebugger32.exe / fooool.exe
bittorrent.exe / msvcr71.dll
sxs.exe / winfile.exe
copy.exe / command.exe
ravmonlog / WSscript.exe
ie.exe / copy.exe
Ravmon.exe / New Folder.exe
svchost.exe / Heap41a
avp0.dll, avpo.exe, avp0.exe, secenekler.ini
Virüslü flash disklerde olan garip dosyalar…
Yazının devamında;
- Bu garip virüs, trojan vs.. programlarını öncelikle Windowstan temizleyeceğiz.
- Otomatik olarak çalıştığı için müdahele edemediğimiz bu flash disklerin otomatik çalıştırma özelliğini iptal edeceğiz.
- Flash disklerimizden bu garip virüsleri temizleyeceğiz.
- Flash diskimize bu garip virüslerin asla bulaşamayacağı önlemler alacağız.
(devamı…)
[4] yorum yapılmış.
Cts 15 Mart 2008
Yazan:ephe Kategori:
Genel
Ülkemizde Cola Zero piyasaya sürüldü ama aslında 14 Temmuz 2006 yılında lanse edilmiş. Ülkemize yeni yeni girmeye başlıyor. 22 Şubat 2008 gibi lanse edildi sanırım. “Gerçek Coca-Cola Tadı, Sıfır Şeker” sloganı ve dev gibi reklam harcamalarıyla, “iki kere iyi” diyen Cola Zero, light cola içemeyenlere ya da coladaki şeker tadının fazlalığından yakınanlara birebir gelebilir. Ama yine bir noktaya dikkat çekelim. Cola’da çok fazla şeker olduğu (kutu kola - 15 küp şeker) bilinen bir şey artık, fast-foodlarda çok fazla tuz olduğunun bilinmesi gibi. Yıllarca bildiğimiz bu şeker fazlalığına rağmen, madem şekersiz bir şey yapabiliyordunuz neden yapmadınız diyesi geliyor insanın değil mi? Gerçi Coca-Cola Zero’ya şeker yerine koyulan kimyasal maddenin de kanserojen olduğu söyleniyor ama tabii tercih size kalmış. Ben Cola içmeyi uzun süredir bıraktım zaten. Ama yine kendimden biliyorum, arada ısrar çok olursa ya da içecek başka bir şey kalmamışsa alıp içtiğimde, ertesi gün tekrar canım istiyor… Kola bağımlıları anlıyorum yani sizi. Ama ben yine de içmeyeceğim.
Coca Cola Zero şimdilik: Australia, Belgium, Canada, Finland, Germany, Great Britain, Luxembourg, New Zealand, Northern Ireland, Norway, Papua New Guinea, Puerto Rico, Republic of Korea, Spain, United States gibi ülkelerde de varmış. Toplam 52 ülke diyorlar. Hangi cola ürünü hangi ülkelerde var derseniz buyrun. Adamlar dünyanın her yerinde hem farklı ürünleri ile boy gösteriyorlar hem de ürünlerinin tadını o ülkeye göre değiştiriyorlar…
Yazının devamında Cola markasıyla ve ürünleri hakkında bilgiler var. Okumaya devam etmek isterseniz buyrun.
(devamı…)
[2] yorum yapılmış.
Çar 5 Mart 2008
Yazan:ephe Kategori:
Genel ,
Spor
Fener; Yolunu bulmanın ve toprağı öpmenin bir ifadesidir, “Aganta burina burinata” diyen denizciler için… Onun parlaklığını görenler anlarlar o kadar süre içinde sürekli yalpalanan ve bir türlü sabit bir yerde kalamayanlar yeryüzünün sakinliğini… 2007 yılının en iyi takımını Şükrü Şaraçoğlu stadında yendik… Yetmedi birde kendi sahalarında penaltılarla da olsa elemeyi bildik… Şimdi çeyrek finaldeyiz… TEŞEKKÜRLER FENERBAHÇE…
[2] yorum yapılmış.
Cts 1 Mart 2008
Yazan:ephe Kategori:
Web ,
Teknoloji
İstanbul Bilgi Üniversitesi - Bilgisayar Bilimleri Bölümü tarafından düzenlenen bu pilot projede uzaktan eğitim uygulanıyor.
Ortaokul ve lise öğrencilerine problem analizi, problem çözüm teknikleri ve bilgisayar programcılığını içeren deneysel, müfredat dışı bir eğitim desteği sağlanması planlanmıştır. Eğitimin sadece bilgisayar alanında değil, aynı zamanda öğrencilerin temel okul müfredatında bulunan derslerindeki başarılarına da etki etmesi umulmaktadır. Lise öğrencilerine Bilgisayar Bilimleri eğitimi sağlamayı amaçlayan bu proje, ilgili herkese açıktır.
Herkese açık ve ücretsiz olarak sunulan bu hizmette, “programlamaya giriş” ve “bilgisayar bilimleri” derslerini takip edebilirsiniz hemde zengin video içeriği ve sorular gibi imkanlarla… Tüm üniversitelerden böyle hizmetler bekliyoruz.
Bu eşsiz uzaktan eğitim projesinden faydalanmak isteyen öğrencilerin tek yapması gereken http://kleene.cs.bilgi.edu.tr/learn/ adresindeki uzaktan eğitim sunucusuna bağlanıp Bilgisayar Kulüpleri bağlantısına tıklayıp sonra da Yeni Hesap Oluştur düğmesine basmak.
Yorumda bulunayım
Cts 1 Mart 2008
Yazan:ephe Kategori:
Genel ,
İzlediklerim
Acun Ilıcalı Production, rating rekorları kırdığı yarışma programıyla epeydir gündemi işgal ediyor. Aslında program başlayalı ve insanlar müptela olalı epey süre geçti ama ben ne zamandır aklıma olanları yeni yazabilme imkanı buldum. Var mısın yok musun programının neden bu kadar tuttuğunu iyi incelemek gerekiyor. Kolay yoldan para kazanmayı seven bir toplum olmamız ve bir çok garip özelliklerimize rağmen hala kaybetmediğimiz saflığımız (!) sebebiyle, ekranların başında kendi yerimize koyduğumuz insanların 7′yi, 9′u söylemelerini istiyoruz. Ya da onun seçtiği rakamı sessizce onaylayıp sonra o kutudan yüksek rakam çıkınca onun yerine de üzülüyoruz.
Emek harcamak ya da genel kültürünün bir önemi yok sadece risk almak var. Yani kumar… Kim 500 bin ister adlı yarışma programı da bir ara rating rekorları kırıyordu ama sonra sonra ratingleri düşmeye başladı ve yayından kaldırıldı. Bu var mısın yok musun programının açtığı rüzgara sığınıp tekrar yayına girdi ama o programında yüksek ratingler alabileceğini tahmin etmiyorum. Yaşar ne yaşar ne yaşamaz romanının yazarını bilenlerin o ratingleri yükseltecek azınlık olacağını tahmin etmiyorum. Artık toplum kafa yormak, bir şeyler öğrenmek, yorum yapmak istemiyorum sadece ezberlediklerini yaşamak ve yapmak istiyor. Ezber bozmayı sevmeyenler çok fazla olduğundan, “Televizyonda hangi programları izliyorsunuz ?” sorusuna yine ezberden, “belgesel izliyorum” diyor. Sanki şifresiz belgesel kanalı varmış gibi…
Bir kaç rakam seçmek ve bir topun dönmesi sonucunda yani ortalama 4-5 dakika içerisinde 1e 36 ya da 18 kazanabilmek insanları heyecanlandırıyor. Rulet oynuyorlar aslında o programda, bildiğin kumar, tek farkı top çevirmeden yapmaları… ve insanlarda yüzyıllardır kumarı çok seviyor…
[2] yorum yapılmış.