Farklı dünyaların farklı insanları gibi… Hayat her insanın önüne birden çıkıveren kızgın bir köpek gibi bazen, bazen de minik bir bebeğin gözlerindeki saflık. Yaşam denilen şey de hayat diye tabir ettiğimiz olayda var olmak ise. Var olmayı düşünüyor insan. Ne zaman vardır insan. Düşündüğün de mi? Yaptığın da mı? Ya da nefes alıp vermesi, gezinmesi bile yeter mi var olmaya. Hadi diyelim ki var olma faslını halletti insan denilen varlık; cümlelerde bile tanımının arkasına varlık sıfatı yakıştırılıyorsa, insanın tanımı mı gerekir hayatı anlamadan önce. Hayat - Yaşam - Var olmak - İnsan vs.. diye uzayıp gider bu liste. Anlama ve anlatmaya meyletmiş olmanın bir getirisidir belki de. Nice kavram ve tanım birbirleri ile bu kadar içli dışlı iken herhangi bir kavramı anlamaya ve anlatmaya kalkmadan önce kavramsız, tanımsız bir “ilk” gerekiyor sanırım. Hayatı tanımlayabilmek için, tanımlarında şüpheye düşmemiz gereken kavramlar lazım değil. Bir “ilk” kavram lazım bize, hepimize.

“İlk” diyebileceğimiz bir kavramı aramak yüzünden çıktı belki de inanmak kavramı. Ya da bu yüzden insanlar iletişim kurmaya çalıştı birbirleriyle. Anlatmak anlamak istiyorlardı. Beyinlerinin bir yerlerinde sürekli meşgul ediyordu bu onları belki de. Öyle bir boşluk ki bu kavramın yokluğu. Temelden sarsıyor bütün kavramları. İnşaa edemiyoruz hayatlarımızı. Hadi diyelim ki bir kavramı koyduk oraya. Ya da tanımladık. “İlk” kavram gibi bir aramamız bile yok diyelim. Vazgeçtik bu tüme varmalardan. Hayat tümdengelme belki de. İlk kavramlardan sonra anlamlı gelmeyebilecek kavramları öğrenciye sunup bunları anlamlandırabilecek ilişkileri sunmadır belki de.

Yazı da geçen belki lerin sebebi ne o zaman. Bu bir belirsizlik işareti mi? Bir yerden gelip bir yere gidiyor hayat burası belli. Nereden gelip nereye gittiği konusu ise daha bir şairane.

Bir yerlerden başlayan ve bir yerlere giden şeylerden sadece biridir belki de yollar.

……..
yol bir yere gitmez
o bir durma biçimidir
her garantiyi istersin hayattan
oysa ölümle yaşam arası
uzun malum ince bir yol
bir yere gitmez
o bir ölme biçimidir

iyi yolculuklar denmez bir gidene
yapılamaz çünkü
çok yolculuk bir seferde
yolcu denmez her gidene
herkes o yolun taraftarı olmayabilir
hiç bir sürgün
gittiği yolu sevmez mesela

yol bir yere gitmez
o bir susma biçimidir
soğuk bir taşıtın uğultusunda

YILMAZ ERDOĞAN
BU YOL NEREYE GİDER şiirinin tamamı

Bilmediğim bir şehirde, bilmediğim insanları tanırken ki yabancılığımdır bu yazdıklarım. Ama öyle bir düzen inşaa etmişik ki geçtiğimde bu ekranın başına hangi şehirde olduğumu bile unutuyorum. Tabii arada gelen konuşmalardan çıkarmadığım sürece…

Artvin de yazıldı bu yazı