Per 24 Åžub 2005
Dünyanın En Gizemli 10 Nesnesi
Yazan:ephe Kategori:GenelBinlerce yıl öncesine ait bazı nesnelerin üzerindeki esrar perdesi hala aralanamıyor. Focus son sayısında bugünün teknolojisiyle bile üretilmesi zor olan gizemli nesnelerden bazılarını tanıttı.
Geleceği gören harita
CoÄŸrafya ve harita uzmanı ünlü Türk denizci Piri Reis’in 1513′te çizdiÄŸi Afrika, Amerika ve Güney Kutbu’nu gösteren harita, ortaya çıkarıldığı 1929 yılında ortalığı karıştırdı. Öünkü Güney Kutbu’nun keÅŸfi, haritanın çizilmesinden çok sonra, yani 1818′de gerçekleÅŸmiÅŸti. Dahası, Piri Reis’in haritası, kıtanın buz altında kalmış sahil kesimlerini de gösteriyordu. Ancak kıta üzerindeki buzlar, haritanın çizilmesinden tam 6 bin yıl önce erimiÅŸti.
2 bin yıllık pil
Alman arkeolog Wilhelm Konig tarafından 1938′de Irak’ın baÅŸkenti BaÄŸdat’ın yakınlarında bulunan 2 bin yıllık pil, bilim adamlarını ÅŸaÅŸkına düşürdü. Konig, 13 santimetre boyundaki toprak bir kabın içine monte edilmiÅŸ bir bakır silindir, onun etrafındaki demir çubuk ve testinin aÄŸzını kapatan asfalttan oluÅŸan bu nesneyi “dünyanın en eski pili” olarak tanımladı. Pilin 2 volt enerji ürettiÄŸi saptanırken, 1800′lü yularda modern pili icat eden Alessandro Volta adlı İtalyan kontunun da şöhretine gölge düştü.
Bir nevi bilgisayar
1900 yılında Girit açıklarındaki bir batıkta araştırma yapan bilim adamları ilginç bir cisme rastladı. Tahta bir muhafazanın içine yerleştirilmiş bir dizi bronz dişliden oluşan bu garip nesnenin kasası, yüzeye çıkarıldığı anda dağıldı ve cihazın içindeki karmaşık yapı ortaya çıktı. Yapılan çalışmaların ardından, bu aygıtın Ay, Güneş ve diğer gezegenlerin konumlarını hesaplamak ve istendiği anda bunların pozisyonlarına yönelik tahminlerde bulunmak için geliştirildiği anlaşıldı.
Gizemli kuru kafa
Maya dönemine ait 1000 yıllık bu kristal kuru kafa, tek bir blok kristal üzerine oyma olarak yapılmış. Nasıl yapıldığı hala anlaşılamayan kuru kafanın altından tutulan ışık, doğrudan göz çukurundan yansıyor. Bu teknolojinin bugün bile mümkün olmadığı söyleniyor.
Alüminyumdan kemer tokası
M.S. 300′lü yıllarda ölen Öinli general Öou Öou’nun mezarında 1956 yılında bulunan kemerin tokası, yüzde 85 oranında alüminyumdan yapılmış. Ama doÄŸada sadece bileÅŸik olarak bulunan alimünyumun diÄŸer maddelerden ayrıştırılarak tek bir madde olarak kullanılabilmesi ilk kez 19. yüzyılda mümkün olmuÅŸtu.
1000 yılda yapılan kent
Pasifik Okyanusu’ndaki Mikronezya adası yakınlarına kurulu antik Nan Madol kentinin inÅŸası, M.Ö 200′de baÅŸladı ve 1000 yıl sürdü. 250 milyon tonluk dev bazalt bloklar kullanılarak yapılan bu kent, 100 yapay adayı kanallarla birbirine baÄŸlıyor. Bu kadar bazaltın bölgeye nasıl getirildiÄŸi ise hala sır.
Uzaylılara iniş pisti
Peru’nun Pampa sahilindeki 450 kilometrekarelik alan üzerine çizili motifler, M.O. 300 üe M.S. 600 arasındaki dönemi kapsayan hayvan ve bitki ÅŸekillerini resmediyor. Nazca medeniyeti tarafından yapıldığı düşünülen bu garip motiflerin, uzaylılar için bir iniÅŸ pisti vazifesi gördüğü öne sürülüyor.
Concorde’un atası
M.Ö 200′de yapıldığı sanılan bu nesne, 1898 yılında Mısır’da bir lahitte bulundu. Ancak gerçek uçaklar icat edilene kadar ne olduÄŸu konusunda kimse bir fikir beyan edememiÅŸti. 1972′de arkeolog Halil Mesiha bunun bir model uçak olduÄŸunu, mükemmel bir aerodinamiÄŸinin bulunduÄŸunu ve kanatlarının Concorde’u andırdığını iddia etti.
Çekicin sırrı
Tahta sap ve demir tokmaktan oluÅŸan bu çekiç, 1936′da Teksas’ta 400-500 milyon yıllık bir kayanın içine gömülü olarak bulundu. Modern bir aletin tarih öncesi bir kaya kütlesinin içine nasıl girdiÄŸi bir yana, çekiçte kullanılan demirin günümüz demirlerinden bile saf olması bilim adamlarını hayrete düşürdü.
Harçsız taş set
Peru’nun Cusco bölgesindeki bir İnka kalesinin etrafını 360 metre boyunca zikzak yaparak saran 9 metrelik setlerin yapımında, tanesi 300 tona varan kireçtaşı blokları kullanılmış. Ancak hiç harç kullanılmamasına raÄŸmen bu kayalar, arasına bıçak bile sokulamayacak kadar mükemmel yerleÅŸtirilmiÅŸ.